طَافَ
Tavaf etti, dolaştı, (bir şeyin) çevresinde döndü
1/9

Genellikle بِ eki ile birlikte kullanılır.

Muzari
:
يَطُوفُ
Mastar
:
طَوَافٌ
(Tavaf)
İsm-i Fail
:
طَاىِٔفٌ
(Tavaf eden, dolaşan, (şeytandan) vesvese)
İsm-i Mek/Zam
:
مَطَافٌ
(Tavaf yeri)
İsm-i Mübalağa
:
طَوَّافٌ
(Seyyar, gezici, tur atan)
ذهبت الى مكة وطفت بالكعبة
Mekke'ye gittim ve Kâbe'yi tavaf ettim.
اشترى والدي هذا الكتاب بعد ان طاف بجميع المكتبات في المدينة
Babam bu kitabı şehirdeki bütün kütüphaneleri dolaştıktan sonra satın aldı.