سَلَّمَ
Selam verdi, verdi, teslim etti, korudu, himaye etti
1/10

عَلَى harfi ceri ile birlikte kullanıldığında selam verdi, diğer durum verdi anlamındadır.

Muzari
:
يُسَلِّمُ
Mastar
:
تَسْلِيمٌ
(Teslim, teslimat)
İsm-i Mef'ul
:
مُسَلَّمٌ
(Sağlam, ayıp ve kusurdan uzak, teslim edilen)
سلمت على المدرس
Öğretmene selam verdim.
((يسلم الصغير على الكبير والمار على القاعد والقليل على الكثير))
Küçük olan büyüğe, geçen oturana, az olan çok olanlara selam verir.
((يسلم الراكب على الماشي والماشي على القاعد والقليل على الكثير))
Binici yaya, yaya oturana, az olan çok olanlara selam verir.
سلمت الدفتر للمدرس
Defteri öğretmene verdim.
دخلت المسجد وقد سلم الامام
Camiye girdiğimde imam selam vermişti.
السائق سلم المرسولة إلى صاحبها بعد التوصيل
Şoför, teslimatı yaptıktan sonra gönderiyi sahibine teslim etti.
الموظف سلم الوثائق الهامة إلى مديره
Memur, önemli belgeleri müdürüne teslim etti.
الطالب سلم واجبه إلى المعلم قبل موعد التسليم
Öğrenci, teslim tarihinden önce ödevini öğretmene teslim etti.