مَكَثَ
Kaldı, konakladı, bekledi
1/1
Muzari
:
يَمْكُثُ
İsm-i Fail
:
مَاكِثٌ
(Kalan, konaklayan)
مكثت في بعداد اربعة ايام
Bağdat'ta dört gün kaldım.
لم امكث فيها طويلا
Orada uzun kalmadım.
مكثت اسماء مع العصفور بينما ذهبت زينب
Zeynep gittiğinde Esma serçe ile beraber kaldı.
لم يمكث في القرية طويلا
Köyde uzun süre kalmadı.
قررنا أن نمكث في المدينة لمدة طويلة
Uzun bir süre boyunca şehirde kalmaya karar verdik.
امرأة مسنة مكثت في المنزل لمدة طويلة
Yaşlı bir kadın evde uzun süre bekledi.
أراد المسافر أن يمكث في الفندق لمدة أسبوع
Seyyah bir hafta boyunca otelde konaklamayı planladı.
عليك أن تمكث في المدينة لفترة أطول حتى تعثر على عمل جيد
Daha iyi bir iş bulana kadar şehirde daha uzun süre kalmalısın.