نَفَعَ
Yararı dokundu, yarar sağladı, fayda verdi
1/1
Muzari
:
يَنْفَعُ
Mastar
:
نَفْعٌ
(Yarar, fayda, menfaat)
Masdar-ı Mimî
:
مَنْفَعَةٌ ج مَنَافِعُ
(Yarar, fayda, menfaat, çıkar)
İsm-i Fail
:
نَافِعٌ
(Faydalı, yararlı)
حياة زوجي انفع من حياتي
Eşimin hayatı benim hayatımdan daha yararlı.
يجب أن تتعلم مهارات جديدة وأن تحسن من خبراتك حتى تتمكن من نفع الشركة وتحقيق النجاح
Şirkete fayda sağlayabilir ve başarı elde edebilmek için yeni beceriler öğrenmeli ve deneyimlerinizi geliştirmelisiniz.
يتمنى الجميع أن يتمكنوا من نفع المجتمع وتحسين حالته بما يملكونه من مهارات وخبرات
Herkes, becerileri ve deneyimleriyle topluma fayda sağlamayı ve durumunu iyileştirmeyi umut eder.