عَرَفَ
Bildi, öğrendi, tanıdı
1/1
Muzari
:
يَعْرِفُ
Mastar
:
عِرْفَانٌ
(Tanıma, bilme)
Masdar-ı Mimî
:
مَعْرِفَةٌ ج مَعَارِفُ
(Bilinen, belirli, bilgi)
İsm-i Mef'ul
:
مَعْرُوفٌ
(Bilinen, iyilik, faydalı, doğruluk, genel kabul görmüş)
كيف عرفت ذلك؟
Onu nasıl bildin?
كانت تختار الرجل المعروف بامانته
Güvenilirliği ile bilinen adamı seçiyordu.
عرف الناس محمدا عليه السلام بامانته
İnsanlar Muhammed (AS)'ı güvenilirliği ile tanıdı.
استمعت الى رجل يامر بالمعروف
İyiliği emreden bir adamı dinledim.
هذا الاستبيان يحاول ان يعرف رايك في الواجب المنزلي
Bu anket ev ödevi konusunda görüşünü anlamaya çalışıyor.
ماذا تقول للباىع لتعرف موعد اغلاق المحل؟
Dükkanın kapanış vaktini öğrenmek için satıcıya ne dersin?