فَصَلَ ـ يَفْصِلُ : Kovdu
لَاىِٔحَةٌ ج لَاىِٔحَاتٌ،لَوَاىِٔحُ : Tasarı, önerge, kararname
نَصَّ ـ يَنُصُّ : Belirledi
حتَّى : ...e kadar, bu yüzden, bile, dahil, hatta, öyle ki, ... diye, için, ta ki (İçerisinde gizli 'أنْ' vardır. Bu yüzden sonrasında gelen fiili nasbeder.)
هَاءَ : Al (Sadece emir formunda kullanılır.)
سَجَّلَ ـ يُسَجِّلُ : Kayıt etti
اِعْتَذَرَ ـ يَعْتَذِرُ : Özür diledi
أَدَاةٌ ج أَدَوَاتٌ : Alet, araç, edat
تَوْكِيدٌ : Onaylama, teyit, vurgu
اِسْتَفَادَ ـ يَسْتَفِيدُ : İstifade etti, yararlandı
مَلُومٌ : Sorumlu, suçlu, kabahatli
إِضَافِيٌّ : Ek, ilave
فَاسِدٌ : Bozuk
اِسْتَيْقَظَ ـ يَسْتَيْقِظُ : Uyandı
غَشَّ ـ يَغُشُّ : Kandırdı, hile yaptı
ظَرْفٌ ج ظُرُوفٌ : Zarf, koşul, şart
عَيْلَةٌ : Fakirlik, yoksulluk
مُمْتَازٌ : Mükemmel, seçkin
اِسْتَعْجَلَ ـ يَسْتَعْجِلُ : Acele etti, acele olarak istedi
زَرَعَ ـ يَزْرَعُ : Ekti, yetiştirdi
حَصَدَ ـ يَحْصُدُ : Biçti
اِحْتَرَمَ ـ يَحْتَرِمُ : Saygı gösterdi, hürmet etti
اِتَّقَى ـ يَتَّقِي : Korktu, sakındı
تَطَوَّعَ ـ يَتَطَوَّعُ : Gönüllü iş yaptı, (hayır) işledi
أَطَاعَ ـ يُطِيعُ : İtaat etti, boyun eğdi, söz dinledi
عَصَى ـ يَعْصِي : Karşı geldi, isyan etti, itaat etmedi
صَمَتَ ـ يَصْمُتُ : Sustu
مُنْكَرٌ : İnkar edilen, kötü, fena
غَيَّرَ ـ يُغَيِّرُ : Değiştirdi
تَوَضَّأَ ـ يَتَوَضَّءُ : Abdest aldı
Sıra İle Oku...
Arapça'dan Çalış...
Türkçe'den Çalış...