سَافَرَ ـ يُسَافِرُ : Seyahat etti, yolculuk yaptı
هَاجَرَ ـ يُهَاجِرُ : Göç etti, hicret etti
قَابَلَ ـ يُقَابِلُ : Görüştü, karşılaştı
رَاسَلَ ـ يُرَاسِلُ : Haberleşti, yazıştı
حَاوَلَ ـ يُحَاوِلُ : Denedi, çalıştı
سَاعَدَ ـ يُسَاعِدُ : Yardım etti
سَامَحَ ـ يُسَامِحُ : Bağışladı, affetti, anlayışla karşıladı
رَاجَعَ ـ يُرَاجِعُ : Gözden geçirdi
جَاهَدَ ـ يُجَاهِدُ : Mücadele etti, cihat etti, savaştı
قَاتَلَ ـ يُقَاتِلُ : Savaştı
آخَذَ ـ يُؤَاخِذُ : Sorumlu tuttu, cezalandırdı
شَاهَدَ ـ يُشَاهِدُ : İzledi
بَاعَدَ ـ يُبَاعِدُ : Uzak tuttu, (...in arasını) açtı
اِلتِحَاقٌ : Katılma
مَهْبِطٌ : İnen yer
مُوَاظِبٌ : Azimli
أَنْجَى ـ يُنْجِي : Kurtardı
أَلِيمٌ : Acı, ağrılı, elem verici
سَبِيلٌ ج سُبُلٌ : Yol
فَوْزٌ : Kazanç, başarı
حَثَّ ـ يَحُثُّ : Teşvik etti, cesaretlendirdi
بُنْيَانٌ : Bina, yapı, duvar
مَرْصُوصٌ : Sıkıştırılmış, kenetlenmiş
ثَبُتَ ـ يَثْبُتُ : (sağlam bir şekilde yerinde, sabit) kaldı, bekledi, sabretti, sebat gösterdi
تَشْبِيهٌ : Teşbih, benzetme
مُبَارَةٌ : Karşılaşma, maç
شَاشَةٌ : Ekran
تِلْفَازٌ : Televizyon
ضَيَّعَ ـ يُضَيِّعُ : (Boşa) harcadı, zayi etti
أَخْطَأَ ـ يُخْطِءُ : Yanıldı, hata yaptı
نَقَّى ـ يُنَقِّي : Temizledi, arındırdı
دَنَسٌ ج أَدْنَاسٌ : Kir, pislik, leke
Sıra İle Oku...
Arapça'dan Çalış...
Türkçe'den Çalış...