اِنْتَقَلَ ـ يَنْتَقِلُ : Taşındı, yer değiştirdi
اِجْتَنَبَ ـ يَجْتَنِبُ : Sakındı, uzak durdu
اِغْتَابَ ـ يَغْتَابُ : Dedikodu yaptı, çekiştirdi
اِقْتَرَبَ ـ يَقْتَرِبُ : Yakın oldu, yaklaştı
اِمْتَلَأَ ـ يَمْتَلِىُٔ : Doldu
اِصْطَبَرَ ـ يَصْطَبِرُ : Sabırla devam etti
اِسْتَمَعَ ـ يَسْتَمِعُ : Dinledi, kulak verdi
اِبْتَسَمَ ـ يَبْتَسِمُ : Gülümsedi
اِتَّصَلَ ـ يَتَّصِلُ : Görüştü, temas etti, irtibat kurdu, aradı
اِحْتَسَبَ ـ يَحْتَسِبُ : Umdu, bekledi
اِتَّجَهَ ـ يَتَّجِهُ : Çevirdi, yöneldi
اِدَّعَى ـ يَدَّعِي : İddia etti
اِتَّخَذَ ـ يَتَّخِذُ : Aldı, tuttu, takip etti, dost edindi, edindi, kullandı
كَلَّمَ ـ يُكَلِّمُ : Konuştu
تَجَسَّسَ ـ يَتَجَسَّسُ : Casusluk yaptı, araştırdı
حَقَّ ـ يَحِقُّ : Hakkı var
عَضَّ ـ يَعَضُّ : Isırdı
اِقْتِرَاحٌ : Öneri, teklif
تَعْمِيمٌ : Talimatname
مُزْدَحِمٌ : Kalabalık
طَابِقٌ ج طِبَاقٌ،طَوَابِقُ : Kat, zemin
سَدِيدٌ : İsabetli, uygun, yerinde
شَفَوِيٌّ : Sözlü, şifahi
مُضْطَرٌّ : Zorunlu, mecbur
مُفْتَرِقٌ : Yol ayrımı, kavşak
مُذِيعٌ : Spiker
عَابِسٌ : Asık suratlı, çatık kaşlı
فُلَانٌ : Falan, filan, filanca
Sıra İle Oku...
Arapça'dan Çalış...
Türkçe'den Çalış...