اِسْتَلْقَى ـ يَسْتَلْقِي : Uzandı
اِسْتَحَمَّ ـ يَسْتَحِمُّ : Duş aldı, yıkandı
اِسْتَهْدَى ـ يَسْتَهْدِي : Doğruyu aradı, hidayet etmesini istedi, rehberlik etmesini istedi
اِسْتَطْعَمَ ـ يَسْتَطْعِمُ : Yiyecek istedi
اِسْتَحْيَى ـ يَسْتَحْيِي : Utandı, çekindi
اِسْتَأْجَرَ ـ يَسْتَأْجِرُ : Kiraladı, ücret karşılığı çalıştırdı
اِسْتَسْلَمَ ـ يَسْتَسْلِمُ : Teslim oldu
اِسْتَحَبَّ ـ يَسْتَحِبُّ : Sevdi, beğendi, hoşlandı, tercih etti
اِسْتَعَانَ ـ يَسْتَعِينُ : Yardım istedi, yardım diledi, yardım talep etti
اِسْتَفْسَرَ ـ يَسْتَفْسِرُ : (için) açıklama istedi
قَرَضَ ـ يَقْرِضُ : Borçlandı
أَقْرَضَ ـ يُقْرِضُ : Borç verdi, ödünç verdi
اِقْتَرَضَ ـ يَقْتَرِضُ : Borç aldı
اِسْتَقْرَضَ ـ يَسْتَقْرِضُ : Borç istedi
أَخَّرَ ـ يُؤَخِّرُ : Erteledi
جَعَلَ ـ يَجْعَلُ : Kıldı (yarattı), var etti; yaptı; düşündü, zannetti ; başladı
أَفْطَرَ ـ يُفْطِرُ : Kahvaltı yaptı, iftar etti, orucunu açtı
أَيْقَظَ ـ يُوقِظُ : Uyandırdı, uyardı
حَرَّمَ ـ يُحَرِّمُ : Haram kıldı, haram saydı, yasakladı
أَطْعَمَ ـ يُطْعِمُ : Doyurdu, yedirdi
كَسَا ـ يَكْسُو : (birini) giydirdi
حَوَّلَ ـ يُحَوِّلُ : Havale etti, transfer etti, çevirdi, dönüştürdü, değiştirdi
أَسَرَّ ـ يُسِرُّ : Fısıldadı, gizli gizli söyledi
اِحْتَاجَ ـ يَحْتَاجُ : İhtiyaç duydu
قَفًا : Ense
عَارٍ : Çıplak
طَهُورٌ إِنْ شَاءَ الله : Allah bu hastalık nedeniyle günahlarını siler inşallah (dua)
حَدِيثٌ ج أَحَادِيثُ : Hadis, konuşma, kelam, söz
مَبْلَغٌ ج مَبَالِغُ : Meblağ, miktar
زَاهِرٌ : Parlak
حَاىِٔجَةٌ ج حَوَاىِٔجُ : Hacet, ihtiyaç
سِرَاجٌ ج سُرُجٌ : Lamba
بِسَاطٌ : Halı, yaygı
كَيْ : Böylece, ... için (Muzari fiil ile birlikte kullanılır ve nasb eder. Genellikle başına 'ل' harfi eklenir. Olumsuz yapmak için sonuna 'لا' eklenir.)
أَدْرُسُ اللُغَةَ العَرَبِيَّةَ لِكَيْ أَفْهَمَ القُرْآنَ الكَرِيمَ : Arapça dili çalışıyorum böylece Kuran-ı Kerim'i anlıyorum.
اُكْتُبْ رَقْمَ هَاتِفِي فِي المُفَكِّرَةِ لِكَيْلا تَنْسَى : Telefon numaramı ajandana yaz, böylece unutmazsın.
سَافَرَ خَالِدٌ إِلَى القَاهِرَةِ كَيْ يَدْرُسَ الطِبَّ : Halit tıp okumak için Kahire'ye gitti.
إِذَنْ : O halde, öyleyse (Bir duruma cevap vermek amaçlı muzari fiiller ile birlikte kullanılır. Şu şartlar sağlandığında beraber kullanıldığı fiili nasb eder;)
- إِذَنْ cümlenin başında olmalı,
- Muzari fiil hemen sonrasında olmalı,
- Fiil geleceği işaret etmeli
يَرْجِعُ المُدِيرُ اليَوْمَ مِنْ الخَارِجِ ـإِذَنْ نَسْتَقْبِلَهُ فِي المَطَارِ : Müdür bugün yurt dışından dönüyor. -Öyleyse onu havaalanında karşılayalım.
سَآتِيكَ بَعْدَ صَلاةِ العَصْرِ ـإِذَنْ أَنْتَظِرَكَ : İkindi namazından sonra sana geleceğim. -O halde seni bekleyeceğim.
Sıra İle Oku...
Arapça'dan Çalış...
Türkçe'den Çalış...