Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
AHÂDÎS-İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S-SALÂTÜ VE'S-SELÂM BAHSİ
Konu
:
Âdem (A.S);Hazret-i Âdem'in boyu;Melekler
Kayıt No
:
7339
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Rivâyete göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allah, Âdem (Peygamber) i (şu güzel insan kılığında) yarattı. Boynunun uzunluğu (bugünün müteâref ölçü mikyâsiyle) altmış zirâ' idi. (Hilkati tamamlandıktan) sonra Allahu Teâlâ ona: - Haydi, Meleklerden şu (rada otura) nların yanlarına git de onlara selâm ver!. Ve onların senin selâmını nasıl karşıladıklarını (iyi) dinle!. Çünkü bu, hem senin, hem de (senden sonra) zürriyetinin selâmlaşma (nümûne) sidir. Bunun üzerine Âdem Meleklere: - Es-selâmü aleyküm (kazâdan, belâdan esenlik üzerinize olsun!) dedi. Onlar da: - Es-selâmü aleyke ve rahmetu'llah (Esenlik ve Allah'ın rahmeti üzerine olsun!) diye karşıladılar. Ve selâmlarına "ve rahmetu'llah" ziyâde ettiler (ki, bu, selâmlaşmanın ilk meşrûiyetidir). Âdem, beşerin büyük atası olduğu için Cennet'e her giren kişi, Âdem'in (bu güzel) sûretinde girecektir. Âdem'in (sonra gelen) ahfâdı onun güzelliğinden birer parçasını kaybetmeğe devâm etti. Nihâyet (bu eksiliş) şimdi (Muhammed ümmetinde) sona erdi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
AHÂDÎS-İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S-SALÂTÜ VE'S-SELÂM BAHSİ
Konu
:
Abdullah b. Selâm'ın müslüman oluşu, menkıbeleri;Cennet ehlinin ilk yiyeceği;Çocuğun anasına yahut babasına benzemesi;Kıyâmet alâmetleri
Kayıt No
:
7340
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Enes b. Mâlik
Rivâyete göre demiştir ki: Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in Medîne'ye gelmeleri haberi Abdullah İbn-i Selâm'a erişmişti de o hemen Resûlullah'a gelerek: - Yâ Muhammed! Ben sana üç suâl soracağım ki, bunların cevablarını yalnız Peygamber olan bilebilir? dedi: 1) Eşrât-ı sâatin (Kıyâmet alâmetlerinin) evvelkisi nedir? 2) Ehl-i Cennet (Cennet'e girdiklerinde) ilk önce hangi taâmı yiyecekler? 3) Çocuk ne cihetle babasına benzer, hangi bir sebeple de ana soyuna çeker? diye sordu. Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: - Bu mes'eleleri önün sıra Cibrîl bana haber vermişti! buyurdu. Bunun üzerine Abdullah: - (Bırak onu) o Cibrîl Melekler arasında Yehûdî düşmanıdır! dedi. Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem (asıl cevâba başlıyarak): - 1) Kıyâmet alâmetlerinin en öncesi bir ateştir ki, o, insanları Maşrık'tan Mağrib'e sürecektir. 2) Ehl-i Cennet'in yiyeceği ilk taâm da balık ciğerinin (sarkmış olan) fazlasıdır. 3) Çocuğun (baba ve ana soylarına) benzemesine gelince: erkeğin kadına cinsî münâsebette bulunduğu sırada erkeğin suyu kadınınkinin önüne geçerse, çocuk babaya benzer. Kadının suyu erkeğinkinin önüne geçerse, çocuk anaya benzer, buyurdu. Bunun üzerine Abdullah İbn-i Selâm: - Kat'î sûrette ben şehâdet ederim ki, sen yâ Muhammed Allah'ın (Hak) Peygamberisin" dedi. Bundan sonra İbn-i Selâm (devâmla): Yâ Resûla'llah! Yehûd, insanı hayrette bırakacak sûrette yalan söyleyen, asılsız isnâd ve iftirâlarda bulunan haksız bir millettir. Eğer siz ben (im seciyemi, her hâlim) i onlardan sormazdan önce benim müslüman olduğumu duyup öğrenirlerse muhakkak onlar yanınızda bana (akla gelmedik) büthân ve iftirâlarda bulunurlar. (Siz beni onlardan sorunuz!) dedi. Bunu müteâkip idi ki, Resûlullah'ın huzûruna bir Yehûd (zümresi) geldi. Abdullah da evi(n mahfûz bir tarafın)a çekiliverdi. Şimdi Resûlullah Yehûdîlere: - Aranızdaki Abdullah İbn-i Selâm nasıl adamdır? diye sordu. Yehûdîler: - O, bizim en yüksek bir âlimimizdir. Bu derece yüksek bir âlimimizin de oğludur. Yine İbn-i Selâm, bizim en hayırlımızdır ve en hayırlı bir sîmâmızın da oğludur! dediler. Bunun üzerine Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: Abdullah müslüman olduysa ne dersiniz, (siz de müslüman olur musunuz?) diye sordu. Yehûdîler: - Böyle şeyden onu Allah korusun! diye karşıladılar. Bunun üzerine Abdullah Yehûdîlere karşı çıktı. Ve: - "Eşhedü en lâ ilâhe illa'llah ve eşhedü enne Muhammeden Resûlullah = bilirim (ey Yehûdî cemâati, size de) bildiririm ki, Allah'dan başka yoktur tapacak. Yine bilirim, bildiririm, Allah'ın elçisidir Muhammed" dedi. Bu def'a da Yehûdîler: - O bizim şerîrimizdir, şerîrimizin de oğludur! demeğe başladılar. Ve İbn-i Selâm' (ın ırzı, nâmûsu, neseb ve şerefi) hakkında türlü iftirâlarda bulundular. (Bu mütenâkız şehâdet üzerine Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: - Birinci şehâdetiniz bize kâfîdir; ikincisi ise lüzumsuzdur! buyurdu).
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
AHÂDÎS-İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S-SALÂTÜ VE'S-SELÂM BAHSİ
Konu
:
Benî İsrâil;Havvâ;Kadın cinsinin hıyâneti
Kayıt No
:
7341
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Rivâyete göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in: "Eğer Benî İsrâil olmasaydı et kokmazdı. Sonra Havvâ (anamız) olmasaydı kadın cinsi zevcine hiyânet edip aldatmazdı" dediği rivâyet olunmuştur.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
AHÂDÎS-İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S-SALÂTÜ VE'S-SELÂM BAHSİ
Konu
:
Allâh'a şirk koşmamak;Cehennem azâbı
Kayıt No
:
7342
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Enes b. Mâlik
Rivâyet olunduğuna ve müşârün-ileyh, rivâyetini Resûlullah'a ref' ve îsâl ettiğine göre: Allahu Teâlâ (Kıyâmet gününde) Cehennemliklerin azâb cihetiyle en hafîfi olan (Ebû Tâlib gibi) birisine: - Farzedelim ki, yeryüzünde mal olarak ne varsa hep senin olsa, şu azâbtan kurtulmak için onu fedâ eder mi idin? diye soracaktır. O da: - Evet, fedâ ederdim, yâ Rabbî! diyecek. Bunun üzerine Allahu Teâlâ: - Fakat sen, Âdem (atan) in sulbünde iken ben senden (şimdi göze aldığın fedâkârlıktan) daha ehven bir şey istemiştim ki, bana şirk ve küfür etmemendi. Fakat sen (dünyâya gelince Tevhid'den) imtinâ edip şirki iltizâm ettin! diyecektir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
AHÂDÎS-İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S-SALÂTÜ VE'S-SELÂM BAHSİ
Konu
:
Kâbil'in Hâbil'i öldürmesi;Kötü çığır açanlar
Kayıt No
:
7343
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Mes'ûd
Rivâyete göre Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Hiç bir Âdem-oğlu zulm ile öldürülmez, ancak onun kanı (nın günâhı) ndan birinci Âdem (atanın) oğlu (Kabil hesâbı) na bir pak ayrılır. Çünkü bu cinâyeti âdet edenlerin önderi odur. (Kardeşi Hâbil'i öldürmüştür).