Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
FAZÂİL-İ MEDÎNE
Konu
:
Medîne'nin fazîleti
Kayıt No
:
6852
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Enes b. Mâlik
Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Medîne (sâhası) nın şuradan şuraya kadar (olan mahalli) haremdir, muhteremdir. Bu hudûdun ağacı kesilmez; bu sâhada bid'at ihdâs edilmez. Kim ki, Harem-i Medîne'de (Kitab ve Sünnet'e muhâlif) bir bid'at ihdâs ederse, Allah'ın azâbı, Meleklerin ilenci, bütün insanların nefreti o kimse üzerine olsun.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
FAZÂİL-İ MEDÎNE
Konu
:
Medîne'nin fazîleti
Kayıt No
:
6853
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Medîne'nin (şarkî ve garbî şu) iki kara taşlığı arasındaki sâhaya hurmet etmek benim lisânımla (taraf-ı İlâhî'den) vâcib kılınmıştır. (Yine) Ebû Hüreyre demiştir ki: Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem 'e Benî Hâris'e gelmişti. Resûl-i Ekrem bunlara: ey Benî Hârise, zannedersem siz de Harem sâhasından hârice çıktınız! demişti. Sonra (bunların Harem dâhilinde bulunduklarını hatırlayarak) hayır siz Harem dâhilinde mukîmsizin, diyerek iltifat buyurdu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
FAZÂİL-İ MEDÎNE
Konu
:
Ahdi bozmak (ahde vefâsızlık);Medîne'nin fazîleti;Verdiği sözü tutmamak
Kayıt No
:
6854
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Alî b. Ebî Tâlib
Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Benim indimde (ahkâm-ı şerîatten mektûb olan) şey, yalnız Allahu Teâlâ'nın Kitâbıdır. Bir de Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem 'den (işitip yazdığım) şu sahîfedir. (Meâli şöyledir:) Medîne'nin şuraya (, Sevr dağına) kadar "Âir" (dağı) arası haremdir, vâcibü'l-ihtirâmdır. Kim ki, Medîne'nin bu harîmi dâhilinde Kitâb ve Sünnet'e muhâlif bir iş işlerse, yâhud ehl-i bid'ate yardım eylerse, Allah'ın azâbı, Melekler'in ilenci, bütün halkın nefreti bu mübtedi'ler üzerine olsun. Bunların ne tevbesi, ne de fidyesi kabûl olunur. Müslümanların emânı birdir; (bir müslimîn kâfire emânı, bütün mìslümanlarca sahîhtir, mu'teberdir). Alî (Hazretleri devamla) demiştir ki: Kim ki, bir müslümanın verdiği ahdi nakzederse, Allah'ın azâbı, Melekler'in ilenci, bütün halkın nefreti onun üzerine olsun. Onun ne farz, ne de nâfile ibâdeti kabûl olunmaz. Her kim de kendi mevâlîsinden ve efendilerinden başka bir kavmi velî ve efendi ittihâz ederse, bu kimse de Allah'ın azâbına, Melekler'in ilencine, bütün insanların nefretine uğrasın! Bu şuursuz kimsenin ne tevbesi, ne de adâleti kabûl olunmaz.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
FAZÂİL-İ MEDÎNE
Konu
:
Medîne'nin fazîleti
Kayıt No
:
6855
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir: (Rabb'ım tarafından) ben, bir karyeye (hicretle) emr olundum ki, o karye, kurâ-i âleme galebe eder, (onun şerâfet-i nûru âfâk-ı cihâna intişâr eder). (Münâfıklar) o karyeye "Yesrib" derler. (Hayır), o Medîne (-i kâmile) dir. Medîne (-i tâhire), eşhâs-ı habîseyi giderir, (dışına atar) demirci körüğünün demirin kirini giderdiği gibi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
FAZÂİL-İ MEDÎNE
Konu
:
Medîne'nin fazîleti
Kayıt No
:
6856
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Humeyd Ensârî-i Sâidî
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem ile berâber Tebük (gazâsın) dan dönüp karşımızda Medîne görülünce Resûlullah'ın: "İşte Tâbe!" buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir.