Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
HUNEYN SEFERİ
Konu
:
Harp yaralıları
Kayıt No
:
7600
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh İbn-i Ebî Evfâ
Rivâyete göre müşârün-ileyhin kolunda bir kılıç darbesi (nin eseri) vardı. Abdullah: Ben bu yarayı Huneyn günü Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem ile berâber muhârebede bulunduğum sırada vurularak aldım, demiştir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
HUNEYN SEFERİ
Konu
:
Evtas gazâsı
Kayıt No
:
7601
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Rivâyete göre şöyle demiştir: Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem Huneyn gazâsından fâriğ olduktan sonra (amucam) Ebû Âmir'i bir fırka asker üzerine komutan yaparak Evtâs'a gönderdi. Ebû Âmir, (birkaç bin düşmanla buraya kaçıp gelen düşman komutanlarından) Düreyd İbn-i Sımme ile burada karşılaştı. Vuku' bulan muhârebede Düreyd katlolundu. Askerlerini de Allah hezîmete uğrattı. Ebû Mûse'l-Eş'arî (rivâyetine devâm ederek) der ki: Resûlullah beni de (amucam) Ebû Âmir ile berâber göndermişti. Bu sırada Ebû Âmir'in dizine Cüşem kabîlesinden birisi tarafından bir ok atılmıştı. Okcu okunu Ebû Âmir'in diz kapağına yerleştirmişti. Hemen ben Ebû Âmir'e koştum: Ey amuca, sana kim ok attı? diye sordum. Ebû Mûsâ'ya (bana): işte ok atan katilim şudur! diye gösterdi. Ben hemen katile doğru koştum, yetiştim. Katil beni görünce dönüp kaçmağa başladı. Ben herifi ta'kîb ettim. Hem koşuyor, hem: (kaçmaktan) utanmaz mısın, niçin durmuyorsun? diye haykırıyordum. Herif kaçmaktan vazgeçti, (bana döndü). Her ikimiz kılıcımızla vuruşmağa başladık. En sonu hasmımı öldürdüm. Sonra (Ebû Âmir'in yanına geldim): Ey Ebâ Âmir, Allah düşmanını öldürdü! dedim. Amucam bana: Şu oku dizimden çek, çıkar! dedi. Ben de hemen çıkardım. Fakat okun yerinden pek çok su boşandı, (Amucam hayâtından ümîdin kesti.) Bana: Ey kardeşim oğlu! Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e selâm söyle ve bana istiğfâr etmesini ricâ et! dedi ve beni kendi yerine mücâhidler üzerine komutan yaptı. Az bir zaman yaşayıp sonra vefât etti. (Evtâs seferinden) dönüp geldiğimde hâne-i Saâdet'de Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in huzûruna girdim. Resûlullah hasırdan örülmüş ve üzerine (ince) şilte serilmiş bir taht üstünde yatıyordu. Hasırın örgüleri vücûdunun arkasına ve iki tarafına iz etmiş bulunuyordu. Ben, Resûlullah'a zaferimizi ve Ebû Âmir'in şahâdetini ve: Resûlullah benim için istiğfâr etsin! diye vasıyet ettiğini arzettim. Bunun üzerin Resûlullah abdest suyu istedi ve abdest aldı. Sonra ellerini kaldırıp: Allah'ım, kulcağızın Ebû Âmir'i yarlığa! diye duâ etti. Duâ ederken (ellerini o kadar kaldırmıştı ki) ben, iki koltuğunun beyazlığını gördüm. Sonra Resûla'llah, benim için de mağfiret dile! diye ricâ ettim. Resûlullah benim için de: Rabb'im, Abdullah İbn-i Kays'ın günâhını afveyle, ve kıyâmet gününde onu en âlî ve güzel makama koy! diye duâ buyurdu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
HUNEYN SEFERİ
Konu
:
Tâ'if Gazâsı
Kayıt No
:
7602
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümm-i Seleme
Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: (Tâif'in muhâsarası sırasında) Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem yanıma gelmişti. O sırada yanımda (kardeşim Abdullah İbn-i Ümeyye ile kölesi) Muhannes bulunuyordu. Bir de işittim ki, Muhannes, kardeşim Abdullah'a (hayâsızca) şöyle söylüyordu: Ey Abdullah! Doğru söyle! Allah yarın size Tâif'in fethini müyesser kılarsa sana gereken Gaylân'ın (şişman) kızını yakalamaktır. O kız ki (semizlikten karnı) dört büklüm karşılar, sekiz büklümle de arkaya döner! Bunun üzerine Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem: Bu makule adamlar, bir daha yanınıza sakın girmesin! buyurdu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
HUNEYN SEFERİ
Konu
:
Tâ'if Gazâsı
Kayıt No
:
7603
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Ömer
Rivâyete göre şöyle demiştir: Tâif seferinde Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şehri günlerce muhâsara ettiği halde Benî Sakîf'ten hiçbir mağlûbiyet haberi gelmemişti. Bu cihetle Resûlullah (bâzı Ashâbiyle istişâre ederek): İnşâ-Allah yarın döneceğiz! diye (muhasaraya son vereceğini) orduya i'lân etmişti. Fakat bu haber mücâhidlere ağır gelerek: Tâif'i fethetmeden nasıl gideriz? diye i'tirâz ettiler. -Râvî Süfyân bir kere de: nasıl döneriz? diye rivâyet etmiştir-. Bu i'tirâz üzerine Resûl-i Ekrem: Öyle ise yarın sabah harbe hazır olun! buyurdu. Ferdâsı sabah harb başladı. (Düşman müthiş müdâfaada bulundu. Attığı ok, taş, kızgın demir çivilerle) Ashâb'dan pek çoğu yaralandı. Bunun üzerine Resûlullah: İnşâ-Allah yarın döneceğiz! buyurdu. Bu def'a bu karar onları sevindirdi. Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem de Ashâb'ın bu meserretine güldü.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
HUNEYN SEFERİ
Konu
:
Babadan başkasına intisap
Kayıt No
:
7604
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Sa'd b. Ebî Vakkâs
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittik, dedikleri rivâyet olunmuştur: Her kim babasından başka bir kimseye -babası olmadığını bile bile- intisâb eder (de: babamdır! der) se o kimseye Cennet haram olur.