Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-BÜYÛ'
Konu
:
Başlık;Düğün;Mehir
Kayıt No
:
6930
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdurrahmân İbn-i Avf
Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Biz Medîne'ye (hicret edip) geldiğimizde, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem benimle Sa'da İbn-i Rebî' arasında kardaşlık te'sîs etmişti. Bunun üzerine Sa'd İbn-i Rebî' (Abdurrahmân İbn-i Avf'e): - Ben mal cihetiyle Ensâr'ın en zenginiyim; malımın yarısını sana ayırdım. Sonra bak! İki kadınından hangisini dilersen senin hisâbına talâkını veririm. İddeti geçince onu tezevvüc edersin, dedi. Abdurrahmân İbn-i Avf, Sa'd'e: - (Allah ehlini ve malını sana mübârek eylesin,) benim bunlara ihtiyâcım yoktur. İçinde ticâret yapılan bir çarşınız yok mu? (Bana o pazara delâlet ediniz,) dedi. Sa'd: - Kaynuka' (kabîlesinin) çarşısı vardır, dedi. Abdurrahmân İbn-i Avf Kaynuka' çarşısına gitti. (Satmak üzere) keş ve yağ götürdü. Ertesi günü yine gitti. Çok geçmedi, Abdurrahmân Resûlullah'ı ziyârete geldi. Üzerinde (ehl-i zifâfa mahsus) zafran eserin vardı. Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: - Evlendin mi? diye sordu. Abdurrahmân: - Evet evlendim, diye cevap verdi. Resûlullah: - Kimi tezevvüc eylediğini sordu. O da: - Ensar'dan bir kadınla evlendim, dedi. Resûlullah: - Ne kadar mihir verdin? buyurdu. Abdurrahmân: - Bir çekirdek (beş dirhem) ağırlığında altun yâhud altundan bir çekirdek verdim, diye cevab verdi. Bunun üzerine Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem Abdurrahmân'a: - Bir koyun (kesmek sûreti) le olsun, velîme yap, buyurdu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-BÜYÛ'
Konu
:
Şüpheli şeylerden kaçınmak
Kayıt No
:
6931
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Nu'mân b. Beşîr
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Halâl olan şeyler bellidir; haram olanlar da bellidir. Fakat halâl ile haram arasında birtakım şübheli şeyler vardır (ki bunlar halâl mıdır, haram mıdır? Çok kimseler bilmezler). Kim ki, kendisince günah olması sezilen bir şey'i terk ederse, o, hürmeti âşikâr olan şey'i çoktan bırakmış demektir. Kim ki, günah olması şübheli olan şey'e cür'et ederse, bu da hürmeti vâzıh muharremâta dalmağa yaklaşmıştır. Günahlar (, haramlar) Allah'ın korusudur (yasak yeridir). Hangi çoban ki, (davarlarını) koru etrâfında otlatırsa, çok sürmeden koruya dalabilir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-BÜYÛ'
Konu
:
Çocuk babaya nisbet edilir;Neseb tâyini
Kayıt No
:
6932
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Utbe İbn-i Ebî Vakkas, kardeşi Sa'd İbn-i Ebî Vakkas'a vasiyet etmiş (şöyle söylemiş): - Zem'an'ın câriyesinin oğlu (Abdurrahmân,) ben (im sulbüm) dendir. Bu çocuğu almalısın!. Hazret-i Âişe diyor ki: - Mekke'nin fethi senesi (Mekke'ye varıldığında) Sa'd İbn-i Ebî Vakkas, çocuğu (, Abdurrahmân'ı) yakaladı. Ve: - Bu, kardeşim Utben'in oğludur. Bunun nesebinin kendisine istilhâkı için bana vasıyet etmiştir, dedi. Bunun üzerine Abd İbn-i Zem'a ayaklanıp: - Bu, benim kardeşimdir; bababın câriyesinin oğludur; babamın firâşı üstünde doğmuştur, dedi. Her iki taraf bu nizâ' ve husûmetlerini Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e arz ettiler. Sa'd İbn-i Ebî Vakkas: - Yâ Resûla'llah! Bu çocuk, kardeşim Utbe'nin oğludur. Nesebinin kendisine istilhâkına dâir bana vasıyeti vardır, dedi. Abd İbn-i Zem'a da: - Bu, benim kardeşimdir; ve babamın câriyesi doğurmuştur; babamın firâşi üstünde doğmuştur, dedi. Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: - Yâ Abd İbn-i Zem'a! Bu (Abdurrahmân) senin (kardeşin) dir, buyurdu. Sonra da Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem: - Çocuk, (sâhib-i) firâşindir. Zânîye de mahrûmiyet düşer, buyurdu. Sonra Resûl-i Ekrem vesîle-i husûmet olan bu çocuğun sîmâca Utbe'ye benzediğini görerek, zevci Sevde Bint-i Zem'a'ya: - Ey Sevde! Bundan sonra sen de Abdurrahmân'a gözükme (, ondan kaç!) buyurdu. Bundan sonra Abdurrahmân, Sevde (vefât edip de) Allahü Azze ve Alâ'nın rahmetine kavuşuncaya kadar, Ümmü'l-Mü'minîn'in yüzünü görmedi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-BÜYÛ'
Konu
:
Kesilmiş et yerken besmele
Kayıt No
:
6933
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Bâzı kimseler: - Yâ Resûla'llah! Bâzı Bâdiyeler bize (kesilmiş) et getiriyorlar. Bilmeyiz ki, bunlar kesilirken hayvan üzerine İsmu'llah zikrettiler mi, etmediler mi? dediler. Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: - Bu et üzerine Bismi'llâh deyiniz, sonra yeyiniz! diye cevab verdi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-BÜYÛ'
Konu
:
Helâl kazanç
Kayıt No
:
6934
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in: insanlara (muhakkak) bir zaman erişir ki, o devirde kişi, ele geçirdiği mal halâldan mı, haramdan mı? kazanıldığını hiç aldırmaz.