Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-HAC
Konu
:
Hac vekâleti
Kayıt No
:
6724
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Abbâs
Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: (Vedâ' haccında) Fadl İbn-i Abbâs, Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in redîfi idi. Has'am (kabîlesin) den genç bir kadın (istiftâ için) Resûlullâh'a geldi. Bu sırada Fadl kadına, kadın da Fadl' bakmağa başladı. Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem hemen Fadh'ın yüzünü (eliyle kadından) başka tarafa çevirdi. Kadın: - Yâ Resûla'llâh! Allâh'ın kulları üzerinde hac husûsundaki farîzası babama çok yaşlı ihtiyarlığında erişti. Deve üzerinde duramıyacak bir haldedir. Kendisinden (vekâleten) ben hac edebilir miyim? diye sordu. Resûlullâh: - Evet, vekâleten hac edebilirsin! diye cevab verdi. Bu sual, cevab Haccetü'l-Vedâ' sırasında vâkı' oldu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-HAC
Konu
:
Telbiye
Kayıt No
:
6725
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Ömer
Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in "Zülhuleyfe" de devesine bindiğini, sonra devesi kalkıp doğrulasıya değin (yüksek sesle) telbiye, (Lebbeyke, Allâhümme Lebbeyk...) buyurduğunu gördüm, dediği rivâyet edilmiştir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-HAC
Konu
:
Kayıt No
:
6726
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Enes b. Mâlik
Şöyle dediğ rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem râhile üzerinde hac etti. Resûl-i Ekrem'in biniti, ağızını ve yol metâını da taşardı.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-HAC
Konu
:
Allah yolunda savaş;cihat;Hacc-ı Mebrûr;Kadınların cihâdı
Kayıt No
:
6727
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Sıddîka-i müşârün-ileyhâ demiştir ki: Bir kere ben: - Yâ Resûla'llâh biz cihâdı, ibâdetlerin efdali biliyoruz. Biz, cihâda iştirâk edemez miyiz? diye sordum. Resûlullâh: - Hayır, siz cihâd edemezsiniz. Siz kadınlar için efdal-i cihâd, her halde hacc-ı mebrûr olur, buyurdu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KİTÂBÜ'L-HAC
Konu
:
Haccın fazîleti
Kayıt No
:
6728
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet edilmiştir: Kim ki (şu Beyt-i Şerîf'i) Allah rızâsı için ziyârek eder de cinsî mukârenette ve devâisinde bulunmaz ve tarîk-ı tâatten hurûc etmezse, o kimse (günahtan sıyrılıp) anasının onu doğurduğu günkü gibi (temiz bir hayâta) dönüp kavuşur.