Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
Konu
:
Bir şeye kavuşuncaya kadar onu kötü görmek;Emâret;İdarecilik (emâret);Kureyş'in fazîleti ve menâkıbı
Kayıt No
:
7394
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Gelen rivâyete göre Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (Câhiliyet devrinde) Arap kabîleleri şu emâret husûsunda (en şerefli olan) Kureyş'e tâbi' idiler: Arabların mü'minleri (Hanîfler) Kureyş'e tâbi' idiler: Arabların mü'minleri (Hanîfler) Kureyş'in mü'minlerine, müşrikleri de Kureyş'in müşriklerine uyarlardı. İnsanlar (altun, gümüş) ma'denleri gibi (kimi hâlis, kimi kalp) dır. Onların câhiliyette hayırlı olanları (din işlerini öğrenip amel ettikçe) İslâm devrinde de hayırlı kimselerdir. Siz insanların hayırlısı, emir oluncaya kadar emâreti çok fenâ görenler (ve arzu etmiyen kimseler) bulursunuz.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
Konu
:
Bâtıl sözden sakınmak;Hilâfet;Kureyş'in fazîleti ve menâkıbı
Kayıt No
:
7395
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Muâviye b. Ebî Süfyân
(Muhammed İbn-i Cübeyr, Kureyş tarafından sefâretle gönderilen bir hey'et arasında bulunduğu halde) Muâviye radiya'llahu anh'(ın huzûrunda iken geçen bir vâkıayı ve on) dan (işittiklerini) şöyle rivâyet etmiştir: Abdullah İbn-i Amr İbn-i Âs'ın: Kahtânîlerden birisi ileride melîk olacaktır, diye hikâye ettiğini Muâviye duymuştu. Bundan sinirlenen Muâviye (hey'et müvâcehesinde) kalkıp Allah'ı şânına lâyık sıfatlarla senâ etti. Sonra Emmâ ba'dü (fasl-ı hitâbiyle söze başlayıp şöyle) dedi: Ey Kureyş hey'eti! Kesin olarak bildirildiğine göre, sizden bâzı kimseler, Allah'ın Kitâb'ında olmayan, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'den rivâyet edilmeyen birtakım haberler naklediyorlar. Emîn olunuz ki, onlar, sizin câhillerinizdir. Siz, sâhibini dalâlete sürükliyen bâtıl sözlerden sakınınız! Ben Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in: - Şu hilâfet Kureyş uhdesinde bulunacaktır. Onlar dînî vecîbelerini îfâ ve adâlet icrâ ettikçe onlara hiç bir kimse düşmanlık edemiyecektir. Meğer ki, onlar dinden, adâletten inhirâf ederler; bu halde Allah, Kureyş'i yüz üstü sürçtürür, rezîl eder, buyurduğunu işittim.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
Konu
:
Hz. Peygamber'in yardımcıları;Kureyş'in fazîleti ve menâkıbı
Kayıt No
:
7396
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in: "Kureyş, Evs ile Hazrec, Cüheyne, Müzeyne, Eslem, Eşca', Gıfâr (kabîleleri efrâdı) benim hâlis muâvinlerimdir. Onların da Allah'dan ve Resûlulah'dan başka hâmîleri yoktur" buyurduğu rivâyet olunmuştur.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
Konu
:
Hilâfet
Kayıt No
:
7397
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Ömer
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in: "Kureyş'ten iki kişi kaldıkça şu hilâfet (kuru bir unvân olarak) Kureyş'ten zâil olmaz" buyurduğu rivâyet olunmuştur.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
Konu
:
Kureyş'in fazîleti ve menâkıbı
Kayıt No
:
7398
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Cübeyr b. Mut'im
Gelen rivâyete göre, müşârün-ileyh demiştir ki: (Bir kere Resûlulah ganîmet malından) kendilerine âit olan Humüs (beşte bir) hisseyi akrabâ arasında taksîm ederken Abd-i Şems oğullariyle Nevfel oğullarına birer pay ayırmamıştı. (Abd-i Şems oğullarından) Osmân İbn-i Affân ile berâber ben (ki, Nevfel oğullarındanım.) Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in yanına gelmiştik; (pay yerinde bulunuyorduk). Osmân: - Yâ Resûla'llah! Muttalib oğullarına verdiniz de bizi bıraktınız? Halbuki size (nesebce) nisbetimiz cihetiyle bizimle Muttalib oğulları bir soyda (hepimiz, büyük babanız Abd-i Menaf'da) birleşiyoruz! dedi. Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem de: - Hâşim oğullariyle Muttalib oğulları bir soydur, buyurdu.