Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
MESCİDLERDE İ'TİKÂF
Konu
:
İ'tikâf;Ramazanın son on günü
Kayıt No
:
6924
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in zevcesi Âişe radiya'llahu anhâ'dan rivâyet edildiğine göre, Resûl-i Ekrem Ramazan'dan aşr-ı ahîrde i'tikâf ederdi. Bu âdet-i seniyelerine Allah'ın, Habîbi'ni vefâta da'veti zamânına kadar devâm etmiştir. İrtihâl-i Nebevî'den sonra Resûlullah'ın zevceleri i'tikâf etmişlerdir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
MESCİDLERDE İ'TİKÂF
Konu
:
İ'tikâf
Kayıt No
:
6925
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem mescidde (i'tikâfta) iken başını hücreme sokar (ve eğer) di; ben de saçını (hâiz olduğum halde) tarardım. Bu muhakkaktır. Yine Resûlullah i'tikâfta iken odama girmezdi. Yalnız (abdest bozmak gibi beşerî) bir ihtiyac üzerine girerdi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
MESCİDLERDE İ'TİKÂF
Konu
:
Adak (nezir);İ'tikâf;Nezir
Kayıt No
:
6926
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ömer b. el-Hattâb
Rivâyet edildiğine göre Ömer, (Ci'râne'de) Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'den: - (Yâ Resûla'llah)! Mescid-i Haram'da bir gece i'tikâf etmeği câhiliyet (zamânın) da nezretmiştim; (ne buyurulur?) diye sormuş. Resûlullah: - Nezrini îfâ et! buyurmuştur.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
MESCİDLERDE İ'TİKÂF
Konu
:
İ'tikâf
Kayıt No
:
6927
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Rivâyet edildiğine göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem (bir sene) Ramazan'ın aşr-ı ahîrinde i'tikâf etmek istedi. Mescidde itikâf etmek istediği mahalle vardığında (üç) çadır kurulmuş olduğunu gördü. (Bunlar:) Âişe çadırı, Hafsa çadırı, Zeyneb çadırı idi. Resûlullah: (- Bu çadırlar da nedir? diye sorup Ezvâc-i Tâhirât'a âid olduklarını öğrenince:) - Bu yaptıklarını birr ü tekvâ maı zannederler? buyurup sonra geri döndü. Ve i'tikâf buyurmadı. Tâ Şavvâl'in aşr (-i evvel) inde i'tikâf eyledi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
MESCİDLERDE İ'TİKÂF
Konu
:
İ'tikâf;Şeytanın insana tasallutu
Kayıt No
:
6928
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Safiyye
Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in zevcesi Safiyye radiya'llahu anhâ'dan rivâyet olunduğuna göre, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem Ramazan'ın aşr-ı ahîrinde mescidde i'tikâfta iken Safiyye (Hazretleri) Resûl-i Ekrem'i ziyâret etmişti. Bir saat nezd-i Peygamberî'de görüştükten sonra avdet etmek üzre ayağa kalkmış, Resûlullah da onu menziline geçirmek üzere onunla berâber kalkmış. Ümm-i Seleme'nin odası önündeki mescid kapısına geldiğinde Ensâr'dan iki kimse oradan (acele) geçmişti de Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'e selâm vermişlerdi. Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem bunlara: - Acele etmeyiniz, durunuz! Yanımdaki kadın, Safiyye bint-i Huyey'dir, buyurdu. Bu iki Ensârî zât: Yâ Resûla'llah! Biz Cenâb-ı Hakk'ı, (Resûlünün lâyık olmıyan bir harekette bulunmasından) tenzîh ederiz, dediler. Ve (Resûl-i Ekrem'in Safiyye'nin ta'yîn-i hüviyetine mecbûriyet his etmesi), bunlara ağır geldi. Bunun üzerine Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem: - Şeytan, insa(n vücûdü) nde (deverân eden) kan mesâbesindedir. Ben, sizin (temiz) gönüllerinize Şeytanın (kötü) bir şübhe atmasından haklı olarak korktum, buyurdu.