Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
Konu
:
Namazda istiâne (başka şeyle meşgul olmak)
Kayıt No
:
6580
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Mes'ûd
İbn-i Mes'ûd demiştir ki: (İbtidâ-yi İslâm'da) Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem namazda iken biz kendisine selâm verirdik. O da (namazda olduğu halde) bize redd-i selâm ederdi. Vaktâ ki biz, (diyârına hicret ettiğimiz) Necâşî'nin yanından dönüp geldik. (Yine namazda) Resûl-i Ekrem'e selâm verdik. Fakat (bu def'a) Resûl-i Ekrem bize mukâbele etmedi. Ve: Namaz içinde (Allah ile) iştigâl-i azîm vardır" buyurdu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
Konu
:
Namazda istiâne (başka şeyle meşgul olmak)
Kayıt No
:
6581
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Zeyd b. Erkam
Sâbit olan bir rivâyette müşârün-ileyh demiştir ki: Muhakkak biz, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem zamânında (Resûl-i Ekrem'in arkasında) namazda (iken) görüşürdük. Bizim birimiz (yanındaki) arkadaşına hâcetini söylerdi. En sonu [Ey mü'minler! Namazları ve (husûsiyle bunların) orta (sındaki) namazı muhâfaza ediniz. Ve (namazınızı) sükût ederek Allah için kılınız] âyet-i kerîmesi nâzil oldu da Resûl-i Ekrem bize (namazda) sükût etmemizi emir buyurdu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
Konu
:
Namazda istiâne (başka şeyle meşgul olmak)
Kayıt No
:
6582
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Muaykıb
Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in (secdeye varırken) secde yerinin toprağını (eliyle) düzelten bir kimseye (hitâb ederek:) -Bir daha böyle tesviye-i türâba mecbûr olursan, bir def'a mesheyle! buyurduğu rivâyet edilmiştir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
Konu
:
Kolaylık göstermek
Kayıt No
:
6583
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Şu'be İbn-i Haccâc
Ezrak İbn-i Kays'dan şöyle rivâyet etmiştir: Ezrak demiştir ki: Ehvâz'da Harûriyye (denilen hâricîler) ile harb ettiğimiz günlerde (Düceyle) nehr (inin) kenârında bulunuyordum. Birisi de orada binidinin gemini elinde tutarak namaz kılıyordu ki, râvî Şu'be, bu namâz kılan zâtin Eslemî Ebû Berze radiya'llâhu anh olduğunu haber vermiştir. Namâz kılarken hayvan, Ebû Berze'yi çekmeğe, o da hayvana uymağa (ve onunla namâzda yürümeğe) başladı. Bu vaz'iyyet şâhid olan bir hâricî: "Yâ Râb: Şu ihtiyara cezâsını ver (o, hayvanı için namâzını terkediyor) di(yerek sebb ü tahkîr etmeğe başla)dı. Ebû Berze namâzdan fâriğ olunca (hâricîye karşı) şöyle cevâb verdi: Senin (şimdi söylediğin) sözünü işittim. Ben, Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem ile birlikte altı, yâhut yedi, yâhut sekiz gazâda bulundum. Resûl-i Ekrem'in (namâzda ve sâir husûslarda ümmetine) yüsr ü sühûlet gösterdiğine şâhid oldum. Şimdi benim bu hayvanın hareketine uysal olmaklığım onu (başı boş) bırakmaklığımdan daha hayırlıdır. (Çünkü bırakınca) hayvan, yemliğine, ahırına dönecektir. O zaman benim için (uzak menzilime gitmek) güçleşecektir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
Konu
:
Putlara kurban
Kayıt No
:
6584
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Resûl-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'in: (Husûf namâzında) Cehennem'i de gördüm, dedikten sonra şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Cehennem ateşinin bâzısı bâzısına (şiddet-i harâretle) kahr ü galebeye çalışıyordu. Cehennem'de "Amr İbn-i Lühayy"i de gördüm. Bu Amr, (putlar nâmına) develeri adak olarak salıverirdi. (Putlara böyle kurban nezrini en önce o koymuştu).