Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
NAMAZDA SEHİV BAHSİ
Konu
:
Namazda yanılmak;Sehiv secdesi
Kayıt No
:
6587
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Mes'ûd
(Bir kerre) Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem öğle namâzını beş rek'at kılmıştı da kendilerine: - Namâza ziyâde mi kılındı? diye soruldu. Resûl-i Ekrem de: - Bu nasıl suâldir? buyurdu. Sonra Sahâbî de: - Namâzı beş rek'at kıldınız, demesi üzerine Resûl-i Ekrem, selâm verdikten sonra (sehiv için) iki def'a secde eyledi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
NAMAZDA SEHİV BAHSİ
Konu
:
İkindiden sonra namaz
Kayıt No
:
6588
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Abbâs
Bir kerre İbn-i Abbâs, Misver İbn-i Mahreme, Abdurrahmân İbn-i Abbâs, Misver İbn-i Mahreme, Abdurrahmân İbn-i Ezher radiya'llâhu anhüm, beni Âişe radiya'llâhu anhâ'ya gönderip demişlerdi ki: Hepimizden Hazret-i Âişe'ye selâm söyle ve ikindinin farzından sonraki iki rek'at nâfile namazın hükmünden suâl edip "bu namâzı kıldığından haberdâr olduğumuzu, halbuki Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in bu iki rek'at namâzdan Ashâb'ı men' ettikleri haberi bize bâliğ olduğunu söyle" dediler. İbn-i Abbâs (ilâve olarak): Ben, Ömer İbn-i Hattâb ile birlikte halktan böyle iki rek'at namâz kılanları döverdim, demişti. Küreyb demiştir ki: Hazret-i Âişe'nin huzûruna girdim. Beni gönderen zevâtın benimle gönderdikleri haberi kendisine teblîğ ettim. Hazret-i Âişe bana cevâben: Sen bu mes'eleyi Ümmü Seleme'ye sor, dedi. Ben de huzûrundan çıktım ve gelip bu üç zâte, Hazret-i Âişe'nin cevâbını söyledim. Bunlar, Hazret-i Âişe'ye gönderdikleri gibi bu def'a da beni Ümmü Seleme radiya'llâhu anhâ'ya gönderdiler. Ümmü Seleme radiya'llâhu anhâ dedi ki: Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem hakîkaten ikindiden sonraki bu namâzdan nehyettiğini işittim. Sonra bir kerre de Resûl-i Ekrem'in ikindi namâzı kıldığı sırada iki rek'at namâz daha kıldığını gördüm. (Şöyle ki:) Resûlullâh benim odama gelmişti. Fakat o sırada yanımda Ensâr'dan ve Benî Harâm'dan birtakım kadın (misâfirler) bulunuyordu. Resûl-i Ekrem (namâz kılmağa başladı. On)un böyle (ayrıca iki rek'at daha) namâz kıldığını görünce, kendilerine bir câriye gönderdim. Ve câriyeye dedim ki: Resûl-i Ekrem'in yanında dur!: "Yâ Resûla'llâh! Sana Ümmü Seleme şu iki rek'at namâzdan nehyettiğinizi işittim. Halbuki şimdi kıldığınızı görüyorum, diye soruyor" de!.. Eğer Resûlullâh (namâzda bulunduğuna) eliyle işâret ederse, huzûrundan geri çekil. Câriye bu emri yerine getirdi. Ve hakîkaten Resûl-i Ekrem eli ile işâret etmekle câriye geri çekildi. Resûl-i Ekrem namâzdan fâriğ olunca (bana hitâb ederek:) Ey Ebû Ümeyye kızı, ikindi namâzından sonra kıldığım iki rek'at namâzdan suâl etmiş idin. Bunun sebebi şudur, buyurdu: Bana Abdü'l-Kays kabîlesinden bâzı kimseler (arz-ı İslâm için) gelmişlerdi. Bunlar, şu öğle namâzından sonraki iki rek'at (nâfile) den beni meşgûl edip alıkoymuşlardı. Bu kıldığım iki rek'at namâz, öğlenin o iki rek'at son sünnetidir.