Hak Yolu
Hadisler
Kaydet
Aç
Sözlük
Giriş
Elif-Ba
Arapça
İlmihal
Kur'an-ı Kerim
Hadisler
Sünnetullah
Biiznillah TV
Bilimin Işığında
Kitaplardan Notlar
Kıssalar
Notlarım
Duvar
Görseller
Güncel
Site İçi Arama
İletişim
|
5
×
×
×
Header
×
Message
- Kitap -
Buhari
Kütüb-i Sitte
Riyazü's Salihin
- Bölüm -
ABDULLÂH İBN-İ ABBÂS RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ
ABDULLÂH İBNİ ÖMER RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
AHÂDÎS-İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S-SALÂTÜ VE'S-SELÂM BAHSİ
AHZÂB VE HENDEK HARBİ
ÂİŞE RADİYA'LLÂHU ANHÂ'NIN FAZÎLETİ
AKİKA BAHSİ
ALÎ İBN-İ EBÎ TÂLİB RADİYA'LLÂHU ANH
AMMÂR VE HUZEYFE RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MU'CİZESİ
BÂBU BED'İ'L-EZÂN
BED'ÜL-HALK BAHSİ
BENÎ KURAYZA SEFERİ
BENÎ NADÎR'İN TEHCÎRİ VAK'ASI
BÜYÜK BEDİR GAZÂSI
CENÂZE BAHSİ
CEZÂ-İ SAYD BÂBI
CİHAD VE SİYERİN FAZÎLETİ BAHSİ
CUM'A BAHSİ
DİĞER
EBÛ BEKR ES-SIDDÎK RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
EBÛ UBEYDE İBN-İ CERRÂH RADİYA'LLÂHU ANH
EBÛ ZERR-İ GIFÂRÎ (RADİYA'LLÂHU ANH)İN İSLÂM'I VE ZEMZEM KISSASI
EBVÂBÜ'L-MUHSAR
EBVÂBÜ'L-ÖMRE
EN'ÂM SÛRESİ ÂYETLERİ
FAZÂİL-İ MEDÎNE
HACCETÜ'L-VEDÂ'
HÂLİD İBN-İ VELÎD RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
HASEN VE HÜSEYİN RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
HAYBER GAZÂSI
HİBE BAHSİ
HUNEYN SEFERİ
HÛRÜ'L-ÎYN VE ONLARIN MÜSTESNÂ SIFATLARI
HUZÂA KISSASI
İBRET-ÂMİZ BENÎ İSRÂİL KISSALARI
İHTİKÂRIN ZEMMİ
İSLÂM'DA NÜBÜVVET ALÂMETLERİ
İSRÂ' VE Mİ'RÂC HADÎSİ
İSTİHÂRE HADÎSİ VE DUÂSI
İSTİSKÂ BAHSİ
İYDEYN BAHSİ
KADİR GECESİ'NİN FAZÎLETİ
KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT
KİTÂBÜ'D-DA'AVÂT
KİTÂBÜ'D-DİYYÂT
KİTÂBÜ'L-ADÂHÎ
KİTÂBÜ'L-AHKÂM
KİTÂBÜ'L-BÜYÛ'
KİTÂBÜ'L-EDEB
KİTABÜ'L-EŞRİBE
KİTÂBÜ'L-EYMÂN
KİTÂBÜ'L-FARÂİZ
KİTÂBÜ'L-FİTEN
KİTÂBÜ'L-GUSL
KİTÂBÜ'L-HAC
KİTÂBÜ'L-HAYZ
KİTÂBÜ'L-HUDÛD
KİTÂBÜ'L-İ'TİSÂM
KİTÂBÜ'L-İLİM
KİTÂBÜ'L-ÎMÂN
KİTÂBÜ'L-İSTİ'ZÂN
KİTÂBÜ'L-KADER
KİTÂBÜ'L-KEFFÂRÂT
KİTÂBÜ'L-LİBÂS
KİTÂBÜ'L-LİBÂS;KİTÂBÜ'L-EDEB
KİTÂBÜ'L-MENÂKIB
KİTABÜ'L-MERZÂ
KİTÂBÜ'L-MUHÂRİBÎN
KİTÂBÜ'L-VUDÛ'
KİTÂBÜ'R-RİKAK
KİTÂBU'S-SALÂT
KİTÂBÜ'S-SAVM
KİTÂBÜ'T-TEMENNÎ
KİTÂBÜ'T-TEVHÎD
KİTÂBÜ'T-TEYEMMÜM
KİTÂBÜ'T-TIB
KİTÂBÜ'TALÂK
KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
KUR'ÂN-I KERÎMİN FAZÎLETLERİ BAHSİ
KUR'ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ
KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
KÜSÛF BAHSİ
MEB'ASÜ'N-NEBÎ SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM BÂBI
MEGÂZÎ BAHSİ
MEKKE VE MEDÎNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZÎLETİ BÂBI
MEKKE'NİN FETHİ GAZÂSI
MENÂKIB-I ENSÂR BAHSİ
MENÎHA FASLI
MESCİDLERDE İ'TİKÂF
MÛTE GAZÂSI
NAFAKA BAHSİ
NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
NAMAZDA SEHİV BAHSİ
NEBÎ SALLA'LLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN HASTALIĞI VE VEFATI BAHSİ
NİKÂH BAHSİ
ÖMER İBN-İ HATTÂB RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
ÖMRETÜ'L-KAZÂ'
OSMÂN İBN-İ AFFÂN RADİYA'LLÂHU ANH
PEYGAMBER'İN KİSRÂ VE KAYSER'E GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR
PEYGAMBERİMİZ'İN DÂMATLARINDAN EBÜ'L-ÂS
PEYGAMBERİMİZİN HÂTEMÜ'L-ENBİYÂLIĞINI TEBLÎĞ BUYURMASI
PEYGAMBERİMİZİN İSLÂM'A ALENÎ İLK DA'VETİ
RESÛL-İ EKREM'E GÖNDERİLEN KABÎLELERİN HEY'ETLERİ
RESÛL-İ EKREM'İN HAZRET-İ HADÎCE İLE İZDİVÂCI
RESÛLULLÂH İLE ASHÂB'ININ MEDÎNE'YE HİCRETİ BÂBI
RÜ'YÂ TA'BÎRİ BAHSİ
SA'D İBN-İ EBÎ VAKKÂS RADİYA'LLÂHU ANH
SADAKA-İ FITIR BAHSİ
ŞAHÂDET BAHSİ
SALÂT-İ HAVF BAHSİ
SÂLİM İBN-İ MA'KIL RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
ŞARTLAR BAHSİ
SAYDÜ'L-BAHR=DENİZ AVI
SEYFÜ'L-BAHR GAZÂSI
SEYYİDÜ'L-MÜRSELÎN SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM'İ ZİYÂRET
SÜCÛD-I KUR'ÂN BAHSİ
SULH VE İNSANLAR ARASINI ISLAH BAHSİ
TAÂM BAHSİ
TAKSÎR-İ SALÂT BAHSİ
TALHA RADİYA'LLÂHU ANH
TEADDÜDÜ ZEVCE BAHSİ
TEBÛK GAZÂSI
TECRÎD'İN METNİ
TEHECCÜD BAHSİ
TERÂVİH NAMAZI
UHUD GAZÂSI
VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
VİTİR BAHSİ
ZEBÎHALARLA AVLARA VE BUNLARA ÇEKİLEN BESMELE BAHSİ
ZEYD İBN-İ HÂRİSE İLE OĞLU ÜSÂME RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
ZÜ'L-HALASA GAZÂSI
ZÜBEYR İBN-İ AVVÂM RADİYA'LLÂHU ANH
- Konu -
Acele etmek;Cebrâil (A.S)'ın Hz. Peyganber'e Kun'ân-ı Kerîm öğretmesi;Hadiste teselsül;Hz. Peygamber'in mektupları
Besmele;Hz. Peygamber'in Peygamberlikten önceki vasıfları;Hz. Peygamber'in tebliğleri
Cebrâil (A.S)'ın Hz. Peyganber'e Kun'ân-ı Kerîm öğretmesi;Hz. Peygamber'in cömertliği
Fetret-i vahy
Fetret-i vahy;İlk vahyin gelişi
Hicret;Niyet
Vahyin geliş şekilleri
- Kayıt No -
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TECRÎD'İN METNİ
Konu
:
Hicret;Niyet
Kayıt No
:
5973
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ömer b. el-Hattâb
Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'den işittim, buyuruyordu ki: Ameller (in kıymeti) ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur. Artık nâil olacağı bir dünyâ veya nikâh edeceği bir kadından dolayı hicret etmiş kimse varsa hicreti (Allâh'ın ve Resûlünün rızâsına değil), sebeb-i hicreti olan şeye müntehîdir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TECRÎD'İN METNİ
Konu
:
Vahyin geliş şekilleri
Kayıt No
:
5974
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Şöyle demiştir: Hâris b. Hişâm radiya'llâhu anh Resûlu'llâh salla'llâhu aleyi ve sellem'den: "Yâ Resûllâ'llâh, sana vahiy nasıl gelir?" diye sordu. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Ahyânen bana çıngırak sesi gibi gelir ki bana en ağır geleni de budur. Benden o hâl zâil olur olmaz (Meleğin) bana söylediğini iyice bellemiş olurum. Ahdânen Melek bana bir insan olarak temessül eder. Benimle konuşur. Ben de söylediğini iyice bellerim. -Âişe radiya'llâhu anhâ der ki: Resûl'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'i soğuğu pek şiddetli bir günde kendisine vahiy nâzil olurken görmüşlüğüm vardır. (İşte öyle soğuk bir günde bile) kendisinden o hâl geçtiği vakitde şakaklarından şapır şapır ter akardı.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TECRÎD'İN METNİ
Konu
:
Fetret-i vahy;İlk vahyin gelişi
Kayıt No
:
5975
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Şöyle demiştir: Resûlu'llâh sâlla'llâhu aleyhi ve sellem'in ilk vahiy başlangıcı uykuda rü'yâ-yı saliha (yani sıdıka) görmekle olmuştur. Hiçbir rü'yâ görmezdi ki sabah aydınlığı gibi vâzıh ve âşikâr zuhûr etmesin. Ondan sonra kalbine yalnızlık muhabbeti ilkâ olundu. Artık (Cebel-i) Hırâ'daki ğâr içinde halvet-güzîn olup orada ehlinin nezdine gelinceye kadar adedi muayyen günlerde tahannüs -ki teabbüd demektir.- eder ve yine azıklanıp giderdi. Sonra yine Hadîce nezdine avdet edip bir o kadar zaman için yine azık tedârik ederdi. Nihâyet Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e birgün Ğâr-ı Hırâ'da bulunduğu sırada (emr-i) Hak (yâni vahiy) geldi. Şöyle ki Ona Melek gelip ... yâni "Oku" dedi. O da "Ben okumak bilmem." cevâbını verdi. Zât-ı Akdesi Risâlet-Penâhî buyurur ki o zaman Melek beni alıp tâkatim kesilinceye kadar sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp yine # dedi. Ben de ona "Okumak bilmem." dedim. Yine beni alıp ikinci def'a tâkatim kesilinceye kadar sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp yine # dedi. Ben de "Okumak bilmem." dedim. Nihâyet beni yine alıp üçüncü def'a sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp ... dedi. Bunun üzerine Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem (kendisine vahyolunan) bu âyât-ı kerîmeyi bi't-telâkkî (korkudan) yüreği titreyerek döndü ve Hadîce binti Huveylid'in nezdine girerek "Beni sarıp örtünüz, beni sarıp örtünüz." dedi. Korkusu zâil oluncaya kadar vücûd-i mübârekini sarıp örttüler. Ondan sonra (Hazret-i Resûl salla'llâhu aleyhi ve sellem) vukû-ı hâli Hadîce'ye naklederek "Kendimden korktum." dedi. Hadîce radiya'llâhu anhâ: "Öyle deme, Allâh'a kasem ederim ki Allâhu (Zü'l-Celâl) hiç bir vakit seni utandırmaz (mahzûn etmez). Çünkü sen akrabâna bakarsın, işini görmekten âciz olanların ağırlığını yüklenirsin, fakîre verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın, misâfiri ağırlarsın, Hak yolunda zuhûr eden havâdis ve mühimmâtda (halka) yardım edersin." Bundan sonra Hadîce (radiya'llâhu anhâ) Hazret-i Resûl-i Ekrem'i (salla'llâhu aleyhi ve sellem) birlikte alıp ammizâdesi Veraka b. Nevfel b. Esed b. Abdü'l-Uzzâ'ya götürdü. Bu zât, zamân-ı Câhiliyyette dîn-i Nasrâniyyete dâhil olmuş bir kimse olup İbrânîce yazı bilir ve İncil'den meşiyyet-i İlâhiyye taallûk ettiği mikdârda öteberi yazardı. Veraka gözlerine amâ târî olmuş bir pîr-i fânî idi. Hadîce radiya'llâhu anhâ Veraka'ya: "Amûcam-oğlu, dinle de bak, kardeşinin oğlu ne söylüyor." dedi. Veraka: "Ne var kardeşimin oğlu?" diye sorunca Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem gördüğü şeyleri kendisine ihbâr etti. Bunun üzerine Veraka dedi ki "Bu gördüğünü, Allâhu Teâlâ'nın Mûsâ (salla'llâhu aleyhi ve sellem) ya tenzîl ettiği Nâmûs (-ı Ekber)dır. (Yâni Sâhib-i Sırr-ı Vahiydir.) Âh keşki senin da'vet günlerinde genç olaydım. Kavmin seni çıkaracakları zaman keşki ber-hayât olsam!". Bunun üzerine Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Onlar beni çıkaracaklar mı ki?" diye sordu. O da: "Evet. (zîrâ) Senin gibi bir şey getirmiş (yâni vahiy tebliğ etmiş) bir kimse yoktur ki düşmanlığa uğramasın. Şâyed senin da'vet günlerine yetişirsem sana son derecede yardım ederim." cevâbını verdi. Ondan sonra çok geçmedi. Veraka vefât etti. (Ve o esnâda) Fetret-i vahiy vukû' buldu (yâni bir müddet için vahiy inkıtâa uğradı.)
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TECRÎD'İN METNİ
Konu
:
Fetret-i vahy
Kayıt No
:
5976
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Câbir b. Abdullâh
(O da hadîs-i sâbıkı rivâyet edip) şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem fetret-i vahiyden bahsederken söz arasında buyurdu ki: "Ben (bir gün) yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işitttim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hırâ'da bana gelen Melek (yâni Cibrîl aleyhi's-selâm) semâ ile arz arasında bir kürsî üzerinde oturmuş. Pek ziyâde korktum. (Evime) dönüp: beni örtün, beni örtün, dedim. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretlerinin ... Âyât-ı Kerîmesini inzâl etti. Artık vahiy kızıştı da ardı arası kesilmedi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TECRÎD'İN METNİ
Konu
:
Acele etmek;Cebrâil (A.S)'ın Hz. Peyganber'e Kun'ân-ı Kerîm öğretmesi;Hadiste teselsül;Hz. Peygamber'in mektupları
Kayıt No
:
5977
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Abbâs
Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem tenzîl olunan Âyât-ı Kerîme (nin zabtı yüzün)den güçlük çekerler ve bundan dolayı çok kereler mübârek dudaklarını kımıldatırlardı. Bunu söylerken İbn-i Abbâs radiya'llâhu anhümâ: "İşte bak Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem dudaklarını nasıl kımıldatıyor idiyse ben de (sana) öylece kımıldatıyorum." da demiş. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretleri ona ... Âyât-ı Kerîme'sini inzâl eyledi. ... Kur'ânı senin sadrında cem' edip Onu okuyabilmen bize âitdir.", ... "Kur'ân'ı (lisân-ı Cibrîl ile) sana okuduğumuzda Onu dinle ve (sükût ederek) Ona kulak ver.", ... "Ondan sonra da Onu (dürüst) okumanı biz tekeffül ederiz." demektir. İşte bundan sonra Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e ne zaman Cibrîl (aleyhi's-selâm) nâzil olursa sükût buyurup onu dinlerlerdi. Cibrîl (aleyhi's-selâm) gidince getirmiş olduğu Âyât-ı Kerîme'yi o nasıl tilâvet etmiş idiyse Nebîy- (yi Muhterem) salla'llâhu aleyhi ve sellem de öylece tilâvet ederdi.
«
1
←
1
2
→
2
»