Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TEHECCÜD BAHSİ
Konu
:
Gece namazı (teheccüt);Hz. Peygamber'in duâları;Teheccüd
Kayıt No
:
6547
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Abbâs
(İsnâd-ı sahîh) ile şöyle rivâyet edilmiştir: Abdullâh İbn-i Abbâs demiştir ki: Resûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem, gecenin bir kısmında teheccüd için kalkdıklarında (şöyle) duâ buyururdu: Yâ Rab! Her hamd Sen'in içindir. Sen, göklerin ve her yerin ve bunlardaki her şeyin dâimî müdebbirisin. Yine her hamd Sen'in içindir. Sen, göklerin ve her yerin ve bunlardaki her şeyih nûrusun, (bunları aydınlatırsın). Yine her hamd Sen'in içindir. Sen göklerin ve her yerin ve bunlarda bulunan her şeyin sâhibisin. Yine her hamd Sen'in içindir. Sen haksın, Sen'in va'din de haktır. (Âhirette) Sen'i görmek de haktır. Sözün haktır. Cennet'in de haktır. Cehennem'in de haktır. Peygamberlerin de haktır. Muhammed (sallâllâhü aleyhi ve sellem) de haktır. Kıyâmet günü de haktır. Yâ Râb! Ancak Sana itâat ettim, Sana inandım, Sana güvendim, Sana yöneldim, yalnız Sen'in (bürhanların)a dayanarak (düşmanlarla) mücâdele ettim. Aramızda yalnız Sen'i hakem kıldım. Yâ Râb! Önce işlediğim ve sonra işlerim sandığım, gizli yaptığım ve âşikâre işlediğim (bütün) günahlarımı bağışla!.. (Âhiret hayâtında beni) takdîm eden, (Dünyâ târihinde nübüvvetimi) te'hîr eden ancak Sen'sin. (Allâhım!) İbâdete lâyık tanrı yoktur, yalnız Sen varsın, yâhud Sen'den başka ibâdete lâyık tanrı yoktur. Hakîmâne tasarruf da, tam kuvvet de Allah ile kâimdir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TEHECCÜD BAHSİ
Konu
:
Gece namazı (teheccüt);Rüyâ;Teheccüd
Kayıt No
:
6548
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Ömer
İbn-i Ömer demiştir ki: "Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in sağlığında (Ashâb'dan) birisi bir düş gördüğü zaman onu Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e hikâye ederdi. Ben de bir düş görmek ve onu Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e arzetmek isterdim. (O sırada) ben, (erken) tâze bir gençdim. Ve Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem zamânının âdeti üzere mescidde uyurdum. Bir kere ben de rü'yamda gördüm ki: Gûyâ beni iki melek yakalayıp benimle Cehennem'e gittiler. Cehennem, kuyu duvarı gibi (taşla) örülmüş olarak göründü. Onun iki boynuz (gibi iki cenâh)ı vardı. Burada (Kureyş'ten) kendilerini iyice tanıdığım kimseler bulunuyordu. Şimdi ben: Cehennem'den Allâh'a sığınırım, demeğe başladım. (Bundan sonra) İbn-i Ömer demiştir ki: (Bu sırada) bize, başka bir melek mülâkî oldu. Ve bana korkma, dedi. Bu rü'yâmı (hemşîrem Ümmü'l-mü'minîn Hafsa'ya anlattım. Hafsa da Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e arzetti. Resûl-i Ekrem: Abdullâh ne iyi adamdır. Fakat gecenin bir kısmında (kalkıp da) namaz kılmağı âdet edinseydi, buyurmuş. Bundan sonra ben gecenin az bir kısmı müstesnâ olmak üzere geceleri uyumadım.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TEHECCÜD BAHSİ
Konu
:
Gece namazı (teheccüt);Teheccüd
Kayıt No
:
6549
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Cündüb b. Abdullâh
"Nebi salla'llâhu aleyhi ve sellem bir ara keyifsizlendi de bir gece, yâhut iki gece (namaza) kalkmadı" dediği rivâyet edilmiştir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TEHECCÜD BAHSİ
Konu
:
Kayıt No
:
6550
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Alî b. Ebî Tâlib
"Bir gece Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in kendisine ve Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in kızı Fâtıma'ya (Ziyâret için) geldiği ve siz namaz kılmaz mısınız? (diyerek teheccüd namazına teşvik) buyurduğu" rivâyet edilmiştir. (Aliyy-i Murtazâ rivâyetine devâmla demiştir ki:) Ben, yâ Resûla'llâh! Hayâtımız Allâhın yed-i kudretindedir, bizi uyandırmak dilerse uyandırır, dedim. Biz böyle cevab verince Resûlullâh geri döndü. Ve bana hiç cevab vermedi. Yalnız yüzünü bizden çevirirken Resûlullâh'ın (mübârek elini) dizine vurarak: (Umûmiyetle insanlar, ne de çok cidalci oluyor) buyurduğunu işittim.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
TEHECCÜD BAHSİ
Konu
:
Duha namazı (kuşluk namazı);Kuşluk namazı
Kayıt No
:
6551
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ümmü'l-mü'minîn Âişe
Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in, halk, onunla amel eder de üzerlerine farz kılınır korkusu ile işlemesini sevdiği bir kısım hayırlı işi (işlemeyip) bırakmak mûtâdı idi. Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem aslâ duhâ namazı da kılmamıştı. Duhâ namazını ancak ben kılardım.