Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
UHUD GAZÂSI
Konu
:
Uhud Gazâsı
Kayıt No
:
7552
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Câbir b. Abdullâh
Rivâyete göre şöyle demiştir: Bir er kişi Uhud günü Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e: - Yâ Resûla'llah! Bana (lûtfen) bildirir misin, ben öldürülürsem nerede bulunacağım? diye sordu. Resûlullah: - Cennet'te! buyurdu. Bunun üzerine o kişi elindeki (yemekte olduğu) hurmaları hemen yere atarak harbe girişti. Sonra şehîd oluncaya kadar vuruştu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
UHUD GAZÂSI
Konu
:
Uhud Gazâsı
Kayıt No
:
7553
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Sa'd b. Ebî Vakkâs
Rivâyete göre şöyle demiştir: Uhud harbinde Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'i iki kişi (Cibrîl ve Mîkâîl) ile berâber gördüm. Bunlar Resûlullah nâmına harb ediyorlardı. Üzerlerinde beyaz elbîse vardı. Âdem oğullarının en şiddetli savaşları gibi en şiddetli harb ettiler. Bu iki kişiyi ben, ne Uhud'dan önce, ne de sonra görmedim.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
UHUD GAZÂSI
Konu
:
Ok atmak;Uhud Gazâsı
Kayıt No
:
7554
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Sa'd b. Ebî Vakkâs
Rivâyete göre şöyle demiştir: Uhud günü Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem ok kabındaki oklarını çıkarıp bana verirdi de: Ey Sa'd! Babam, anam sana kurban olsun, at! derdi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
UHUD GAZÂSI
Konu
:
Uhud Gazâsı
Kayıt No
:
7555
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Enes b. Mâlik
Rivâyete göre şöyle demiştir: Uhud günü Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in başı yarıldı da Resûlullah: Peygamberlerini yaralayan bir kavim nasıl necat bulur? di (ye Allahu Teâlâ'ya şikâyet et)ti. Bunun üzerine: Habîbim! Onlara âid muâmeleden seni ilgilendiren bir cihet yoktur (emir ancak Allah'ındır) meâlindeki âyet nâzil oldu.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
UHUD GAZÂSI
Konu
:
Uhud Gazâsı
Kayıt No
:
7556
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Ömer
Rivâyete göre İbn-i Ömer [Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem (yaralanıp dişi kırılınca) sabah namazının son rek'atında rükû'dan başını kaldırıp: (Allah kendisini öven kişinin övgüsün işitti. Rabb'imiz! Övülme yalnız Sen'in hakkındır) dedikten sonar onun: Allah'ım filâna, filâna, filâna ilen! dediğini işitmiştir. Bunun üzerine Allahu Teâlâ: ... kavl-i şerîfini ...'e kadar inzâl buyurdu.