Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
Konu
:
Vasiyyet
Kayıt No
:
7138
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh b. Ömer
Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Vasıyyet edecek dünyâlığı bulunan müslüman bir kişiye, vasıyyeti yanında yazılı bulunmadıkça, iki gece yatması muhakkak sûrette câiz değildir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
Konu
:
Hz. Peygamber'in terikesi
Kayıt No
:
7139
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Amr İbn-i Hâris
Amr İbn-i Hâris'ten -ki, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in kayın-birâderi, (Ümmü'l-mü'minîn) Cüveyriye binti'l-Hâris'in kardeşi idi- şöyle dediği rivâyet edilmişti: Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem vefâtı zamânında ne bir dirhem, ne bir dînar, ne bir (âzadlanmamış) köle, ne de bir şey bırakmadı. Yalnız beyaz dişi bir esterle (harb) silâhını, bir de (fakir yolculara) vakfettiği (Fedek ve Hayber'deki) arâzîyi bıraktı.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
Konu
:
Vasiyyet
Kayıt No
:
7140
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Abdullâh İbn-i Ebî Evfâ
Rivâyet olunduğuna göre, bir kere müşârün-ileyh Hazretlerinden: - Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem vasıyyet etti mi? diye sorulmuş. O da: - Hayır, Resûlullah (bir şey) vasıyyet etmedi, demiştir. Sâil tarafından: - Öyle ise nâse vasıyyet ne sûretle emr olundu. Yâhud nâs, nasıl vasıyyetle emrolundular? diye sorulmuş da İbn-i Ebî Evfâ: - Resûlullah Kitâbu'llah'a temessük ederek emir buyurdu, diye cevab vermiştir.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
Konu
:
Sadakanın efdali;Vasiyyet
Kayıt No
:
7141
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Şöyle rivâyet edilmiştir: Müşârün-ileyh demiştir ki: Bir kere Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e bir kimse (gelerek): - Yâ Resûla'llah! Hangi sadaka efdaldir (sevâb cihetiyle daha büyüktür)? diye sormuştu. Resûl-i Ekrem: - "Sadakanın efdali, vücûdun tamâmen sıhhatte bulunup mal canlası olarak zenginlikten hoşlanıp fakirlikten korkarak verdiğin sadakadır. Ey sâil! Sen sadakanı, can hulkuma yaklaşıp da: - Şu malım fülânındır, bu malım da falanındır, diye vasıyyet etmeğe başladığın, halbuki o mal, falan (vâris) in olduğu son dem-i hayâtına kadar te'hîr etme!" diye cevab verdi.
Kitap
:
Buhari
Bölüm
:
VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
Konu
:
Hz. Peygamber'in Kureys'i İslâm'a dâveti
Kayıt No
:
7142
Kaynak
:
Ravi (r.a.)
:
Ebû Hüreyre
Rivâyet olunduğuna göre, Müşârün-ileyh demiştir ki: Allah Azze ve Cell (En yakın kavim ve kabîlen efrâdını azâb ile korkut!) âyet-i kerîmesini inzal buyurduğunda Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem kalktı. (Safâ tepesinde bir hutbe îrâd edip ezcümle) şöyle buyurdu: - "Ey Kureyş cemâati! (Yâhud buna benzer bir hitâb ile) Müslüman olup nefislerinizi Allah'ın azâbından koruyunuz!. Yoksa ben, Allah'ın azâbından hiç bir şey'i sizden men' edemem. Ey Abd-i Menâf oğulları! Sizden de ben Allah'ın azâbından hiç bir şeyi def' edemem. Ey Abbâs İbn-i Abdilmuttalib! Senden de Allah'ın azâbından hiç bir parçasını men' edemem. Ey Resûla'llah'ın babası hemşîresi Safiyye! Senden de ben Allah'ın azâbından bir kısmını olsun def' edemem. Ey Muhammed (salla'llahu aleyhi ve sellem) in kızı Fâtıme! Malımdan ne dilersen iste, (veririm. Fakat) Allah'ın azâbından bir parçasını bile senden def' edemem."