هَلَّا : ... yapmalıydın, yapmalısın (Fiil cümlleri ile beraber kullanılır. Mazi Fiil ile birlikte kullanılırsa (حَرْفُ التَنْدِيمِ); ihmal için azarlama, Muzari Fiil ile birlikte kullanılırsa (حَرْفُ التَحْضِيضِ); teşvik, zorlama yı ifade eder. (أَلَا ، أَلَّا ، لَوْما ، لَوْلَا) kelimeleri de tahdid ve tandim için kullanılabilir.)
هَلَّا شَكَوْتَهُ إِلى المُدِيرِ : Onu müdüre şikayet etmedin mi. (Azarlama; şikayet etmeliydin anlamında)
هَلَّا تَشْكُوهُ إِلى المُدِيرِ : Onu müdüre şikayet etmiyor musun. (Teşfik, zorlama; şikayet etmelisin)
الفَيْنَةَ بَعْدَ الفَيْنَةِ : Tekrar tekrar
رَهْبَةٌ : Korku
إِمْلَاقٌ : Yoksulluk, fakirlik
صَاعِقَةٌ ج صَوَاعِقُ : Yıldırım
تَجَافَى ـ يَتَجَافَى : Uzaklaştı
مَضْجَعٌ ج مَضَاجِعُ : Yatak
طَمَعٌ : Arzu, istek, ümit
أَبْطَلَ ـ يُبْطِلُ : İptal etti, boşa çıkardı
مَنَّ ـ يَمُنُّ : Başa kaktı
رِئَاءٌ : Riya, gösteriş
تَأْدِيبٌ : Terbiye, disiplin
دَأْبٌ : Huy, alışkanlık
دَيْدَنٌ : Alışkanlık, adet
قَصْدٌ : Amaç, hedef
اِبتَغَى ـ يَبْتَغِي : Arzuladı, istedi, aradı
صَادَقَ ـ يُصَادِقُ : Arkadaşlık yaptı, arkadaş oldu
هَفَوَةٌ ـ هَفَوَاتٌ : (küçük) hata, kusur
تَغَاضَى ـ يَتَغَاضَى : Önemsemedi, hiçe saydı
مَوَدَّةٌ : Sevgi, dostluk, muhabbet
اِسْتِبْقَاءٌ : Devam
نَالَ ـ يَنَالُ : Elde etti, ulaştı, erişti
قَرَعَ ـ يَقْرَعُ : (zili) çaldı
إِجْلَالٌ : Saygı, ihtiram
صُوفٌ ج أَصْوَافٌ : Yün
Sıra İle Oku...
Arapça'dan Çalış...
Türkçe'den Çalış...